IVF uygulamalarında hormonal parametrelerin oosit ve embriyo gelişimi üzerinde etkileri
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, HİSTOLOJİ VE EMBRİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2016
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: CUMHUR KIRAL
Danışman: TÜLAY İREZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada amacımız IVF uygulamalarında hormonal parametrelerin oosit ve embriyo gelişimi üzerinde etkilerinin olup olmadığını değerlendirmekdir. Materyal Metod: Ocak 2011-Kasım 2014 tarihleri arasında İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğinin Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezinde IVF/ICSI yapılan 715 hasta çalışmamıza dahil edildi. Çalışmamız retrospektif şekilde yürütüldü. Hastaların dosyalarından AMH (Anti-Müllerian Hormon), FSH, HCG enjeksiyon günü E2 (Östradiol) değerleri ve AFS (Antral Follikül Sayısı) tarandı. Embriyo kalitesi değerlendirilirken aşağıdaki skorlama sistemi kullanıldı. Blastomerleri eşit büyüklükte, fragmantasyon oranı %20'den az olan ve blastomerlerde multinükleasyon olmayan embriyolar grade 1, blastomerleri eşit büyüklükte, fragmantasyon oranı %20'den fazla olan embriyolar grade 2, blastomerleri eşit büyüklükte olmayan, fragmantasyon oranı %50'den fazla olan embriyolar grade 3, blastomer büyüklüğü, sayısı ve fragmantasyon oranı ayırtedilemeyen embriyolar grade 4 embriyo olarak seçildi. Transferden 12 gün sonra β-hCG bakıldı, pozitif ise 2 gün sonra katlanarak artışı olduğunda hastanın gebe olduğu kabul edildi. Çalışmada bağımsız gruplar için t-testi, Ki-kare testi, Pearson ve Spearman korelasyon analizleri yapıldı. İstatistiksel analizler SPSS for Windows 15 yazılımı kullanılarak yapıldı. Bulgular: Siklusun 3.günü sayılan AFS ile embryo gradeleri arasında anlamlı farklı bulundu (p=0,006). Grade 1 embriyo grubunun AMH düzeyleri Grade 2 grubundan anlamlı yüksek bulundu (p=0,05). AMH ve HCG günü ölçülen E2 toplam elde edilen oosit, toplam MII oosit, iki pronükleuslu zigot ve toplam embriyo sayıları ile doğru korele (sırası ile r=0,39 ve r=0,541), siklusun 3.günü ölçülen FSH ters korele (r=-0,294) olduğu saptandı. Hastalar gebelik oluşan (n=137) ve gebelik oluşmayan (n=599) olarak iki gruba ayrıldı. Gebe olan grupta AFS ve HCG günü FS gebe olmayana göre anlamlı yüksekti (sırası ile p=0,001 ve p=0,001). Gebelik oluşan grupta AMH düzeyi oluşmayana göre yüksek saptandı (p=0,01). Siklusun 3.günü ölçülen FSH düzeyi gebelik oluşmayanda yüksekti (p=0,49). Kullanılan gonadotropin çeşidinin üriner veya rekombinant olması gebelik açısından önemli olmadığı görüldü. Tedavi dozu da iki grup arasında farklı değildi. Gonadotropin uygulanma süresi gebelik elde edilen grupta daha uzun idi (p=0,003). Sonuç: Bu bulgular ışığında, IVF hastalarında tedavi öncesi ölçülen AMH, FSH, AFS tedavi ile elde edilecek oosit sayı ve kalitesi, embriyo kalitesi ve gebelik oranlarını öngörmek açısından önemli parametreler olduğu söylenebilir. Anahtar kelimeler: IVF, AMH, oosit kalitesi, embriyo kalitesi