Mikro tese yöntemi ile elde edilen spermlerin fertilizasyon sürecinin incelenmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, HİSTOLOJİ VE EMBRİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: YAĞMUR AYŞE YAZLA ÖZTÜRK
Danışman: TÜLAY İREZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Günümüzde, yardımcı üreme tekniklerinin (YÜT) giderek yaygınlaşması ile birçok infertil bireyin, çocuk sahibi olabilmesine olanak sağlanmıştır. Çalışmamız yardımcı üreme teknikleri ile klinik gebelik oranlarını iyileştirmek üzere, sperm elde etme yöntemleri olan ejakülat ve m-TESE kullanımlarını kıyaslayarak fertilizasyon oranları üzerine etkilerini incemeleyi amaçlamaktadır. Çalışmamızda, İstanbul Eurofertil Tüp Bebek Merkezine, 2017-2022 tarihlerinde, çocuk sahibi olabilmek üzere başvurmuş olan, toplam 1925 çiftten, kadın yaşı 25-38 yaş aralığında olup, ICSI uygulamasında 1407 ejekülat spermi, 140 ise m-TESE ile elde edilen sperm kullanılan toplam 1547 hasta dahil edildi. Çalışmamızda ejekülat spermi kullanılan 9663 oosit, m-TESE spermi kullanıllan 888 oosit'in fertilizasyon ve anomalileri değerlendirildi. Her iki gurup, oosit bazında kıyaslandığı zaman ejakülat gurubunun %85'inde, m-TESE gurubunun %75'inde ICSI sonrası 2PN görülmüştür ve bu istatistiksel olarak anlamlı olarak bulunmuştur (p=0,001). 2PN sonrası klivaj değerlendirilmiş ancak iki grupta farklılık görülmemiştir. 1PN oranı ve fertilize olmama oranları, ejakülat gurubuna göre kıyaslandığında m-TESE grubunda istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p=0,001). Sonuç olarak, çalışmamızda m-TESE yöntemi ile elde edilem spermlerin, fertilizasyon oranının daha düşük, fertilizasyon yetersizliklerinin daha fazla, 1PN fertilizasyon anomalilerinin daha yüksek olduğu görüldü. Bu sonucun sperm nükleer ve sitoplazmik maturasyonu ile ilişkili olabileceği konusunun detaylı incelenmesi gerektiği düşünüldü. NOA hasta gurubunda bu sürecin epididimal maturasyonun tamamlanmama'sına rağmen, başarılı gebelikler ve canlı doğumun olması, günümüz infertilite hastalarında, m-TESE yönteminin hala altın standart olarak kullanılmasını desteklediği görülmektedir.