Suriyeli sığınmacıların toplum içinde maruz kaldığı nefret söylemi: İstanbul Avrupa Yakası örneği
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, HALKLA İLİŞKİLER VE REKLAMCILIK ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HALİL ALTINTAŞ
Danışman: Cihan Oğuz
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Dünyada ve Türkiye'de her geçen gün sığınmacılar ile ilgili yeni olayların, savaşların yaşanması yeni göç dalgalarına zemin hazırlamaktadır. Suriye'deki krizin de her geçen gün daha şiddetlenmesi ve bunun sonucunda farklı ülkelere göç etmeleriyle birlikte Suriyelilere yönelik nefret söyleminin üretilmesi ivme kazanmıştır. Suriyelilerin okullarda, hastanelerde, sosyal hayatın tüm alanlarında yer alması ile birlikte nefret söylemi ile ilgili de haberlerin çıktığını görülmektedir. Ayrıca insanlık tarihinin hemen hemen her döneminde göç hareketlerinin olduğunu görmemiz ve önümüzdeki yıllarda daha da göçlerin yoğunlaşacağının öngörülüyor olması bu tez çalışmasını oldukça önemli kılmıştır. Göç, insanların ve toplumların izlenimlerine derin izler bırakan toplumsal bir olgudur. Tarihin her devrinde değişen siyasal, toplumsal, ekonomik ve çevresel politik faktörlerle birlikte yaşam koşullarındaki değişmelere bağlı olarak çeşitli göç unsurları ortaya çıkmıştır ve küresel pazar var oldukça da bu süreç, doğal olarak devam edecektir. Bu nedenle, bu çalışmada, Suriyeli sığınmacıların toplum içinde maruz kaldığı nefret söylemini değerlendirmek amacıyla göç, sığınmacı, mülteci gibi kavramlar, Türkiye'deki Suriyelerin rakamı, İstanbul'daki Suriyeli rakamı, göçmenlik ile ilgili var olan hukuksal zemin, nefret söylemi, nefret söylemi çeşitleri ve hangi ortamlarda ve nerelerde nefret söylemine maruz kaldıklarının değerlendirilmesi üzerine bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, İstanbul İli Avrupa Yakası'nda ikamet eden 11 Suriyeli katılımcıdan görüşme yöntemi kullanılarak elde edilen verilerin, nitel analizine yönelik bulgulara yer verilmiş olup söylem ve içerik analizi yapılmıştır.