Yardımla Üreme Teknikleri (YÜT) sikluslarında insemine edilen oosit morfolojisinin embriyo morfokinetik parametreleri ve anöploidi ile olası ilişkisinin incelenmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, HİSTOLOJİ VE EMBRİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: FIDAN MAMMADOVA
Danışman: TÜLAY İREZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Çalışmanın amacı: Oosit morfolojisi ile embriyo morfokinetik parametreler ve anöploidi arasındaki ilişkiyi ortaya koyarak implantasyon başarısı daha yüksek olan ve gebelik elde edilebilecek embriyoların seçimini sağlamaktır. Son zamanlarda sağlıklı embriyo elde etmek için yapılan çalışmalar, embriyo morfokinetik parametrelerde implantasyon şansı yüksek olan embriyo seçimi hem laboratuvar hemde klinik sonuçları iyileştirmek açısından çok faydalı olmuştur. Gebelik vaad eden bir embriyonun seçiminde morfokinetik parametrelerle yanaşı embriyonun genetik yapısı da en çok gündeme gelen konulardan biridir. Materyal ve metod: Yaptığımız tez çalışmasına Bahçeci Umut Tüp Bebek Merkezi'nde 01.01.2016 ile 31.12.2020 tarihleri arasında artmış anöploidi riski nedeniyle PGT işlemi amaçlı blastosist kültürü gerçekleştirilen 159 hastaya ait siklusların klinik ve laboratuvar verileri dahil edilmiştir. Bu hastaların PGD sonuçları normal ve anormal (anöploidi) olan embriyoların oosit morfolojisi ile olası ilişkisi, time lapse sistemi ile takip edilerek incelenmiştir. Oosit morfolojisi, embriyo morfokinetik özellikleri, yaş ve kadın hastaların PGD sonucu üzerinde etkisi Lojistik Regresyon Analizi istatistiksel olarak değerlendirlmiştir , p<0,05 durumunda istatistiksel olarak anlamlı kabul edimiştir. Bulgular: Bu çalışmada Oosit morfolojisinin embriyo morfokinetik özellikleri ile ilişkisi saptanamamıştır. Yaş ve tekrarlayan implantasyon yetersizliğinin PGD sonucunun olumsuz olmasında etkili olduğu görülmüştür. Kadın hastaların tanısında anöploidiyi etkileyen tekrarlayan implantasyon yetersizliğidir. Bu durum olumsuz sonucu 2,675 kat arttırmaktadır (p=0,047). Sonuç: Çalışmamıza ait sonuçlar mevcut klinik ve laboratuvar şartlarında literatürde yayınlanmış mevcut modellemelere göre öploid/anöploid ayrımının tatmin edici bir düzeyde yapılamayacağı yönünde bir veri sunmaktadır. Bununla birlikte mevcut çalışmaya benzer bir yaklaşımla izole PGT-A endikasyonları ile daha fazla sayıda xvi hasta ve embriyo kullanılarak yapılacak yeni analizler bu konuda yeni ve faydalı bir modelleme yapılabilmesine imkan sağlayabilir. Anahtar kelimeler; PGD,Aneuploidi, oosit morfolojisi,embriyo morfokinetiği Fidan Mammadova, 2023