ARICILIKTA İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ RİSKLERİ: FİNE-KİNNEY, HRNS VE FMEA YAKLAŞIMI VE ORTAM ÖLÇÜMLERİ İLE DEĞERLENDİRME


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ERGİN KARAKUZU

Danışman: Tolga Barışık

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışma, arıcılık sektöründe faaliyet gösteren bir işletmede iş sağlığı ve güvenliği risklerinin kapsamlı olarak değerlendirilmesini amaçlamıştır. 107 farklı risk, HRNS, Fine-Kinney ve FMEA yöntemleri kullanılarak analiz edilmiş, ayrıca fiziksel çevre koşulları aydınlatma, toz, titreşim, gürültü ve termal konfor gibi ortam ölçümleriyle desteklenmiştir. Bulgular, arıcılık faaliyetlerinin yalnızca fiziksel risklerle sınırlı olmadığını; biyolojik, kimyasal, ergonomik ve psikososyal riskleri de içerdiğini ortaya koymuştur. Özellikle arı sokmaları, kimyasal maruziyet, sıcaklık ve nem kaynaklı termal stres, yetersiz acil durum planlaması, görev belirsizlikleri ve fazla mesai uygulamaları yüksek öncelikli riskler olarak belirlenmiştir. Yöntemler arasında karşılaştırma yapıldığında, HRNS organizasyonel ve davranışsal risklerde yüksek duyarlılık göstererek en yüksek risk değerlerini ortaya koymuştur. Fine-Kinney olasılık ve şiddet odaklı değerlendirmelerde daha dengeli bir dağılım sunarken, FMEA mevcut kontrol önlemlerini dikkate alarak riskleri daha kontrollü ve düşük düzeyde yansıtmıştır. Bu çoklu yöntem yaklaşımı, arıcılık sektöründe hem kritik sağlık ve acil durum risklerinin hem de olasılık temelli risklerin dengeli şekilde yönetilmesini mümkün kılmaktadır. Araştırma, entegre risk yönetimi stratejilerinin, eğitim programlarının, acil durum planlarının ve ergonomik düzenlemelerin arıcılık sektöründe hem çalışan sağlığını korumada hem de üretim güvenliğini sürdürülebilir kılmada kritik önem taşıdığını göstermektedir. Bu bağlamda, HRNS ve Fine-Kinney yöntemlerinin birlikte kullanılması, yüksek riskli alanların önceliklendirilmesini ve etkin risk kontrolünü destekleyen kapsamlı bir yaklaşım sunmaktadır.