Identifying self and other in J.M.Coetzee's waiting for the barbarians and Joseph Conrad's heart of darkness
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, İngiliz Dili Ve Edebiyatı Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: İngilizce
Öğrenci: NOOR NIHAD FADHIL AL-AZEEZ
Danışman: Cemile Günseli İşçi
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışma, seçilen edebi eserlerde ben ve öteki kavramlarını araştırmak amacıyla postkolonyal teoriden yararlanmıştır. Çalışmada, dünyayı farklı kategorilere bölmenin kolonyal güçlerin mümkün olduğunca fazla bölgeyi domine etme amacına nasıl hizmet ettiği ortaya konmuştur. Bu kategorizasyon sonucunda iki zıt kavram ortaya çıkmıştır: ben ve öteki kavramları. "Ben" kavramı bilgi, barış, aydınlanma, din ve erdemliliği temsil eden Batı'dır. Diğer yandan, "öteki" ise cehalet, kaos, karanlık, yamyamlık, barbarlık ve çürüme gibi ben kavramının olmadığı her şeye benzeyen Doğu'dur. Benlik, kendini ötekinden üstün görür ve ötekinin düzeltilmesinden kendini sorumlu tutar. Bu düzeltmenin/reformun gerçekleşmesinin tek bir yolu vardır: diğer insanların üzerinde hakimiyet kurmak ve ötekini aydınlatmak ve medenileştirmek için kendi kültürünü onlara empoze etmek. Bunu yaparak, sömürülen insanların kültürel kimliği tehlikeye atılmış olur ve bozulmaya başlar. Bu bozulma bir kimlik krizi ile sonuçlanır; insanlar kendilerini ve gerçek kimliklerini tanımakta zorlanmaya başlar. J.M. Coetzee'nin Barbarları Beklerken eseri, sömürülen insanların nasıl insanlıktan çıktığını ve öldürüldüğünü göstermektedir. Coetzee imparatorlukların sömürgecilik yoluyla nasıl genişlediğini ve sömürgeciliği nasıl güçlendirdiğini ortaya koymaktadır. İmparatorluklar plan yapar ve bu plan bazı insanların imparatorluğun güvenliğini nasıl tehlikeye attığını göstermektir. Karanlığın Yüreği eserinde Joseph Conrad ırkçı düşüncelerini açığa çıkararak siyahi insanları dünyanın evrimine ayak uyduramayan modası geçmiş, pis canavarlar olarak gösterir ve çözümün onları yok etmek olduğunu ortaya koyar.