ARAP BAHARI'NIN SUUDİ ARABİSTAN DIŞ POLİTİKASINA ETKİLERİ
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: İDRİS KARDAŞ
Danışman: İLHAN YAŞAR HACISALİHOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Suudi Arabistan petrol rezervleri ve İslam dünyasının kutsal topraklarına ev sahipliği yapması nedeniyle Ortadoğu jeopolitiğinde önemli bir ülke konumundadır. 1932 yılından günümüze ABD'nin bölgedeki önemli müttefiklerinden birisi olan Suudi Arabistan, petrol gelirleri sayesinde dünyanın önde gelen ekonomilerinden birisidir. Rejimin korunması, petrol üretiminin güvenliği ve nakil hatlarının korunması, Arap meselelerine sahip çıkma, 1979 İran İslam Devrimi ile birlikte bölgede Şiilik kimliğini ön planda tutarak bölgesel liderliğe oynama gayreti gösteren İran'ı dengeleme ve bölgede pasif bir konuma getirme, Suudi Arabistan için önemli dış politika alanları olmuştur. 2010 yılından başlayarak tüm Ortadoğu bölgesinde domino etkisi şeklinde yaşanan ve bölge halklarının demokrasi, adalet, özgürlük istemlerinin bir süre sonra bölgesel ve küresel güç mücadelesi ile başka bir yöne evrildiği Arap Baharı, birçok uzmana göre devam etmektedir ve sürecini henüz tamamlamamıştır. Buna karşılık şu anki durumda söz konusu sürecin kaotik bir hal aldığını da Suriye, Libya, Mısır gibi ülkelerdeki iç savaşlara ve darbelere bakarak rahatlıkla söyleyebiliriz. Bölgede yaşanan bu süreçle beraber, radikal örgütlerin ortaya çıkışı, Müslüman Kardeşler Hareketi'nin gelişmesi, İran'ın bölgede etkinliğinin artması ve küresel güçlerin bölge politikaları, Suudi Arabistan'ın dış politikasını etkilemiştir. Arap Baharı süreci; karar alma süreçlerinden uygulamalara, güvenlik ve savunma harcamalarından iç politikadaki değişimlere, yeni dış politika söylem ve kimlik oluşturmasına kadar geniş çapta Suudi Arabistan üzerinde etkilere haiz olmuştur.