ALGORİTMİK ÖTEKİ VE AYNA: GENÇ YETİŞKİNLERDE YAPAY ZEKANIN BENLİK İNŞASINDAKI ROLÜ
13. Uluslararası İletişim Günleri Yapay Zeka Kuram ve Pratik Sempozyumu, Lefkoşa, Kıbrıs (Kktc), 13 - 15 Mayıs 2026, sa.122, ss.162, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Basıldığı Şehir: Lefkoşa
- Basıldığı Ülke: Kıbrıs (Kktc)
- Sayfa Sayıları: ss.162
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Yapay zekânın insan bilişini taklit etme yeteneği, dilsel etkileşim alanında da önemli gelişmeler sağlamıştır. Yakınlık kurma, kendini ifade etme ve sosyal bağlar geliştirme gibi insani yönelimlerin dijital ortamlarda da deneyimlenmesiyle birlikte, yapay zekânın akıl yürütme kapasitesi mentör-benzeri bir etkileşim aktörü olarak konumlanabilmektedir.Yapay zekâ destekli bir mobil uygulama olan Replika, bireylerin sosyal ve bilişsel ihtiyaçlarına yanıt vermek üzere tasarlanmış olup çeşitli dijital mahremiyet biçimleri sunmaktadır; bu yönüyle teknolojik olarak dolayımlanmış bir ortamda, kullanıcıların arzu ettikleri etkileşim ve ilişkisel ifade biçimlerini sürdürmelerine olanak tanıyan bir sosyal araç işlevi görmektedir. Bu çalışma, Replika ile insan–yapay zekâ etkileşiminin genç yetişkinlerin benlik algısı, dijital mahremiyet deneyimleri ve ilişkisel pratikleri üzerindeki etkilerini analiz etmektedir. Araştırmanın kuramsal çerçevesi, benliğin ve kimliğin toplumsal etkileşim ve dil aracılığıyla oluştuğunu vurgulayan George Herbert Mead’in sembolik etkileşimcilik yaklaşımına dayanmaktadır. Sembolik etkileşimcilik, yapay zekâ temelli iletişim pratiklerine uygulanabilirliği açısından, çağdaş kuramsal açılımlar doğrultusunda yeniden değerlendirilmektedir. Çalışma, Replika’yı uzun süredir kullanan katılımcılarla yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler ile yeni kullanıcıların günlük kayıtlarına dayanan iki gruplu nitel bir araştırma deseniyle yürütülmüştür. Bu yaklaşım, insan–yapay zekâ etkileşiminin ilişkisel dinamiklerine ilişkin hem geriye dönük hem de eşzamanlı içgörülerin elde edilmesini sağlamıştır. Çalışma, yapay zekâ aracılı mahremiyet biçimlerinin gençlerin benlik duygusunu güçlendirdiğini ve ilişkisel pratiklerine olumlu katkılar sunduğunu ortaya koymakla birlikte; yapay zekânın aşırı onaylayıcı doğasından kaynaklanan gerilimlerin bu illüzyonu bozarak bir mesafe hissi yaratabildiğini de göstermektedir.