Ulus Baker’in “Kanaatlerden İmajlara” Kitabı Işığında Post-Truth Çağı


Creative Commons License

Koca B.

Adil ve Etkili Bir İletişim Düzeni Arayışı: Mukavemet, Dekolonizasyon ve Enformasyon Ekosistemi, Muhammed Akif Albayrak,Alaattin Aslan, Editör, Pınar Yayınları, İstanbul, ss.255-265, 2025

  • Yayın Türü: Kitapta Bölüm / Araştırma Kitabı
  • Basım Tarihi: 2025
  • Yayınevi: Pınar Yayınları
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Sayfa Sayıları: ss.255-265
  • Editörler: Muhammed Akif Albayrak,Alaattin Aslan, Editör
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Gerçek ve sahte arasındaki sınırları bulanıklaştıran deep fake teknolojisi, görsel ve işitsel içeriklerin manipülasyonu için kullanılan güçlü bir araçtır. Yaşanılan deneyimin yoğunluğuy- la birlikte kanaatleri daha kolay şekillendiren videolar, sosyal medya mecraları aracılığıyla hızla yayılmaktadır. Deep fake teknolojisi ile hazırlanan videoların dezenformasyon, manipü- lasyon ve algı yönetimi amaçlarıyla kullanımı bilginin güveni- lirlik açısından sorgulanmasına yol açmaktadır. Sosyal medya platformları aracılığıyla yayılan yanlış bilginin neden olduğu güven azalmasıyla ilişkilendirilebilecek “post-truth” kavramı doğru bilginin ne olduğu sorusunu gündeme getirmektedir. Post-truth çağında, bireyler bir konu hakkındaki görüşlerini nesnel gerçekler yerine kişisel duygu ve inançlara dayanarak oluştururlar. Herkesin kendi duygu ve görüşlerini paylaşa- bildiği bilgi ve birikim çağı, Baker’in Kanaatlerden İmajlara: Duygular Sosyolojisine Doğru kitabında söz ettiği “kanaatlerin kanaati haline gelen sosyoloji” perspektifinden incelenecek- tir. Baker’in bakış açısına göre iletişim, yalnızca rasyonel bir bilgi aktarma aracı değil, aynı zamanda duyusal deneyimlerin duyguları şekillendirdiği dinamik bir yapıdır. İletişim, duygu, düşünce ve bilginin salt iletilmesinden ziyade, ortaya çıkacak yeni duygu ve düşüncelerin deneyimlenmesi ve anlamlandırıl- ması sürecini kapsar. Yaşamın her alanında var olan iletişim, anlayışı mümkün kılan ve toplumsal gelişimi destekleyen bir köprü görevi görür. Algoritmaların kullanıcının ilgi alanları- na göre gösterdiği içerik, onları, görüşleriyle uyumlu bir filtre balonuna koyarak post-truth’u beslemektedir. Görüşlerin yer aldığı içerikler, farklı kullanıcıların bilgi ve algı filtreleri ara- cılığıyla yeniden yorumlandığında ortaya çıkan şey bilgiden çok, bir duygu yumağı olmaktadır. Bu çalışmanın amacı, deep fake teknolojisiyle oluşturulan duyusal içeriklerin kullanıcılar- da yarattığı duygusal etkilerin, post-truth çağıyla uyumlu bir kanaatler akışına sebep olduğunu göstermektir.