Terzopoulos'un Çağdaş Tragedya Sahnelemelerinin Seyircide Yarattığı Epistemolojik Kırılmaları Foucault'nun Sınır-Deneyim Kavramı ile Yeniden Okumak
4. Uluslararası Tiyatro Araştırmaları Derneği Konferansı, Sınırlar ve Ayrımlar, İstanbul, Türkiye, 10 - 12 Eylül 2026, cilt.1, sa.1, ss.1, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Cilt numarası: 1
- Basıldığı Şehir: İstanbul
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.1
- İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Michel Foucault’nun yaklaşımıyla düşünüldüğünde tragedya, dramatik metinlerden ibaret olmayan, iktidar ve özneleşme ilişkilerinin sahne üzerinde sınandığı tarihsel bir aygıt olarak belirir. Antik Yunan'da mitos/logos dönüşümünün ürettiği yeni düzen, tragedya aracılığıyla seyirciye hem temsilin estetik kodlarını hem de toplumsal normların sınırlarını deneyimletir. Bu bağlamda Foucault'nun Georges Bataille ve Maurice Blanchot'dan beslenerek geliştirdiği sınır-deneyim (limit experience) kavramı, tragedyanın öznesini yasa, dil ve bedenin kesişim noktasında konumlandıran yapıyı kavramsallaştırmak açısından güçlü bir araç sunar. Foucault'nun Preface to Transgression metninde tanımladığı biçimiyle sınır-deneyim, öznenin kurucu kategorilerini askıya alan ve onu temsilin güvenli alanından dışarı iten anları tarif eder.
Antigone, Hecuba, Oedipus gibi tragedya kahramanları ise bu tür eşik anların dramatize edildiği başlıca figürlerdir. Aristotelyen poetikanın anagnorisis ve katarsis olarak çerçevelediği uğraklar, sınır-deneyim perspektifinden okunduğunda farklı bir görünüm kazanır. Söz konusu uğraklar öznenin kendi kuruluş koşullarıyla yüz yüze geldiği epistemolojik kırılma anlarına işaret eder. Bu kırılma anları, antik tragedyanın tarihsel formunda olduğu kadar çağdaş sahnede yeniden üretilen beden temelli estetik stratejilerde de işlemektedir.
Bu bildiri, söz konusu kuramsal çerçeveyi günümüze taşıyarak Theodoros Terzopoulos'un çağdaş tragedya sahnelemeleri üzerinden tartışmaya açmayı amaçlamaktadır. Terzopoulos'un Attis Tiyatrosu çatısı altında geliştirdiği bedensel-ritüel estetik, klasik temsil rejiminden belirgin bir kopuş gösterir. Yönetmenin Oedipus Rex (Aleksandrinsky Tiyatrosu, 2006) ve Truvalı Kadınlar (Attis Tiyatrosu, Delfi 2018) sahnelemelerinden seçilecek sahne örnekleri üzerinden sınırın temsil edilmek yerine seyircinin bedensel ve algısal eşiğinde nasıl üretildiği gösterilecektir. Bildiri, bedensel ve sessel eşiklerin kullanımı yoluyla seyircide yaratılan epistemolojik sarsıntı stratejilerinin Foucault'nun sınır-deneyim kavramıyla nasıl kesiştiğini ortaya koymayı hedeflemektedir.
Anahtar Kelimeler: Sınır-Deneyim, Michel Foucault, Theodoros Terzopoulos, Çağdaş Tragedya, Epistemolojik Kırılmalar