11. Bilim Günleri Kongresi, İstanbul, Türkiye, 15 - 16 Nisan 2026, cilt.1, sa.1, ss.1, (Özet Bildiri)
Yaşam Ağlarının Kolonyal Yıkımına Karşı Biyopolitik Müttefikler
Arş. Gör. Yağmur Parim
İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Sahne Sanatları Bölümü
Özet
Son yıllarda İsrail hükümeti tarafından veganlık ve hayvan refahı söyleminin kamusal ve kurumsal düzeyde güçlü biçimde desteklenmesi Filistin’de hayvanların ve tarım alanlarının kitlesel yıkımı ile birlikte düşünüldüğünde ilk bakışta bir çelişki veya savaşın yan etkisi gibi görünebilir. Evrensel bir hayvanlara zarar vermeme söylemi olarak sunulan vegan söylem, eğer toprak gaspını, su rejimlerini, emek sömürüsünü ve yerinden etmeyi konuşmuyorsa kolonyal şiddeti görünmez kılan ahlaki bir vitrin görevindedir. Çalışma, hayvan refahı söyleminin, vegan-aklama veganwashing ve çok türlü yerleşimci sömürgecilik bağlamında, nasıl ulusal masumiyet, ilericilik ve medeniyet anlatısına dönüştüğünü tartışır. Filistin’in ekolojisi savaş öncesinde de su kıtlığı, tuzluluk ve iklim nedeniyle oldukça kırılgandı. Ancak savaşla birlikte 2025 UN ve FAO verilerine göre tarım arazilerinin %97’si zarar gördü. Büyükbaş hayvanların yalnızca %3.8’i tavukların %1.4’ü ve küçükbaş hayvanların ise çok sınırlı bir kısmının hayatta kaldığı bildirildi. Bu nedenle hayvanların, seraların, meraların, ekim alanlarının yok edilmesi yalnızca geliri ve gıda üretimini azaltmaz aynı zamanda yerlilerin o toprakta kalabilme, kendini yeniden üretebilme, dışa bağımlı olmadan yaşayabilme ve direniş kapasitelerinin çözülmesine sebep olur. Sürüler, eşekler, atlar, kediler, köpekler ve tarım alanları yalnızca hayvan varlığı değil toprağa bağlı bir yaşam sürekliliğinin taşıyıcılarıdırlar. Böyle düşünüldüğünde, çalışma, hayvanların öldürülmesinin ve arazilerin yıkımının savaşın yan etkisi değil ekokırım olarak adlandırılması gerektiğini ve söz konusu ekokırımın toprağa bağlı kalmayı mümkün kılan yaşam ağlarını söken sömürgeci bir savaş tekniği olduğunu iddia eder. Hayvan ve toprak birer kurban veya zaiyat kategorisinden çok sömürgeci yıkıma karşı insanla birlikte direnen, yas tutan ve yeniden inşa eden aktif özneler ve biyopolitik müttefikler olarak düşünülmelidir. Sonuç olarak çalışma küresel vegan hareketini, İsrail hükümetinin yaşamı kutsama mottosuyla çelişen ekokırımının yerine hayvanın özgürleşmesini toprağın özgürleşmesinden (land liberation) ayırmayan, özgürleştirici bir vegan harekete davet eder.
Anahtar Kelimeler: Ekokırım, Sömürgecilik, Veganwashing