FROM URBAN GHETTOS TO THE CYBER WORLD: A COMPARATIVE ANALYSIS OF THE EFFECTS OF URBAN SPACE AND NEW MEDIA USE ON INDIVIDUALS’ IDENTITY FORMATION: THE CASE OF GAZİ NEIGHBORHOOD
Al Farabi 15th INTERNATIONAL SCIENTIFIC RESEARCH AND INNOVATION CONGRESS, Tokat, Türkiye, 15 - 17 Mayıs 2026, cilt.1, sa.26, ss.324-325, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Cilt numarası: 1
- Basıldığı Şehir: Tokat
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.324-325
- İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Adresli: Hayır
Özet
KENT
GETTOLARINDAN SİBER DÜNYAYA: BİREYLERİN KİMLİK OLUŞUMUNDA KENTSEL MEKÂN VE YENİ
MEDYA KULLANIM ETKİLERİNİN KARŞILAŞTIRMALI ÇÖZÜMLEMESİ: GAZİ MAHALLESİ ÖRNEĞİ
Cem
Eren
Doktora Öğrencisi, Marmara Üniversitesi Sosyal
Bilimler Enstitüsü, İletişim Bilimleri Anabilim Dalı, İstanbul - Türkiye, ORCID:
0000-0003-4311-9784
Yeni iletişim
teknolojileri, insanların sosyal ilişkilerini; düşünsel perspektiflerini,
değerlerini ve aidiyetlerini önemli ölçüde etkilemiştir. Bu etki alanının
sosyo-mekânsal etkileşim süreçlerini de kapsaması, kentsel mekânlardaki
toplumsal pratiklerin de insan yaşamındaki rolünü tartışmaya açmıştır. Zira
günümüzde, yeni iletişim teknolojileri odağında gelişen sosyalleşme pratikleri,
kentsel mekânlardaki sosyo-mekânsal pratiklerin ve bunların etkilerinin
dönüşmesine yol açmıştır. Özellikle kentlerin dezavantajlı ve damgalanmış mekânları
olarak tanımlanan gettolar, dijital kültürün etkilerinin farklı biçimlerde
deneyimlendiği sosyal alanlar olarak dikkat çekmektedir.
Bu çalışma da,
kentsel mekânın kimlik oluşumundaki belirleyici rolünün dijital kültürün
yükselişiyle nasıl dönüştüğünü, Y ve Z kuşakları karşılaştırması üzerinden
incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, İstanbul Gazi Mahallesi’nde yaşayan 12 Y
kuşağı ve 12 Z kuşağı bireyle gerçekleştirilen derinlemesine görüşmelere
dayanmaktadır. Bulgular, kentsel mekânın kimlik üzerindeki kurucu etkisinin
özellikle Z kuşağında belirgin biçimde zayıfladığını; buna karşılık dijital
kültürün yeni aidiyet biçimleri, kimlik repertuarları ve toplumsal yönelimler
üreten başat bir alan hâline geldiğini göstermektedir. Y kuşağı için getto,
güçlü bir mekânsal aidiyet, kolektif bellek ve dayanışma alanı olarak
anlamlandırılırken; komşuluk, akrabalık ve mahalle ilişkileri kimliğin temel
bileşenleri arasında yer almakta, mekân aynı zamanda güvenlik, özgürlük ve
kültürel süreklilik sağlayan bir “karşı-mekân” işlevi görmektedir. Buna
karşılık Z kuşağında mekânsal etkileşimlerin belirleyiciliği zayıflamakta;
sosyal ilişkiler, serbest zaman pratikleri ve kültürel tercihler büyük ölçüde
dijital ağlar üzerinden şekillenmektedir. Bu kuşakta kimlik, mekânsal referanslardan
koparak daha akışkan, bireysel ve seçici bir nitelik kazanmakta; politik,
kültürel ve dinî katılım biçimleri kolektif mekânsal pratiklerden uzaklaşıp
dijital aracılı ve bireysel yönelimlere kaymaktadır. Ayrıca, getto deneyiminin
Z kuşağı açısından kolektif bir direniş alanı olmaktan ziyade sosyal hareketliliği
sınırlayan bir engel olarak algılanması, kuşaklar arasında belirgin bir sosyo-mekânsal
kırılmaya işaret etmektedir. Sonuç olarak çalışma, dijitalleşmenin yalnızca
mekânsal aidiyeti zayıflatmadığını; aynı zamanda bireylerin toplumsal, kültürel
ve politik konumlanışlarını yeniden tanımlayan bir dönüşüm sürecine yol
açtığını ortaya koymaktadır.
Anahtar
kelimeler: dijital kültür, getto,
sosyo-mekânsal etkileşim, kimlik.