GAZAVÂT-I SULTAN MURAD’DA “SAY-” FİİLİNİN ANLAM ALANI


Creative Commons License

Kumanlı M. S.

T.C. İSTANBUL YENİ YÜZYIL ÜNİVERSİTESİ11. BİLİM GÜNLERİ KONGRESİ, İstanbul, Türkiye, 15 - 16 Nisan 2025, ss.54, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.54
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Eski Türkçe döneminde bazı fiillere kaynaklık eden ancak tek başlarına kullanılmayan fiil

kökleri mevcuttur. Bu fiil kökleri “varsayımsal kök” olarak adlandırılır ve dilbilgisi

kaynaklarında varsayımsal oldukları yıldız (*) ile işaretlenir. Eski Türkçedeki fiil köklerinden

“*sa-” da bu türden varsayımsal bir köktür. “*sa-” fiil kökünün temel anlamları, “saymak” ve

“düşünmek”tir. Türk dilinin tarihi seyri içerisinde bu temel anlamlardan hareketle fiilin yeni

anlam alanları ortaya çıkmıştır. Sözcüklerin morfolojik özellikleri ile semantik özellikleri

birbiri ile yakından ilişkili olduğu için söz konusu anlamsal değişimler morfolojik değişiklikler

ile birlikte ortaya çıkmıştır. Morfolojik değişimler yeni biçimleri ortaya çıkarmıştır. Türk

dilinin tarihsel dönemleri irdelendiğinde Eski Türkçe döneminden sonra Türklerin güneybatı

yönlü göçlerinin sonucu olarak Anadolu’da oluşan siyasi durumun da etkisiyle Eski Anadolu

Türkçesi dönemin ağız özelliklerine dayalı bir yazı dili olarak ortaya çıkmıştır. Eski Anadolu

Türkçesi ve Osmanlı Türkçesi dil özelliklerinin metinlerde birlikte görüldüğü 15. yüzyılın

ikinci yarısında ise sözcüklerdeki morfolojik ve semantik değişimler oldukça artmıştır. Söz

konusu döneme ait anonim bir eser olan Gazavât-ı Sultan Murad, bu sebeple “*sa-” fiilinden

türeyen yeni biçimler bakımından zengin bir kaynaktır. Bu çalışmada, II. Murad dönemindeki

Varna ve İzladi savaşlarına ait anonim bir gazavatnâme olan Gazavât-ı Sultan Murad’da “*sa-

” fiili ve yakın anlamlıları incelenmiştir. Söz konusu biçimlerin morfolojik ve semantik

bakımdan özellikleri, kullanım bakımından farklı yönleri ve eş ve yakın anlamlıları

irdelenmiştir. Eserde yer alan ilgili sözcüklerin Türk dilinin tarihi dönemlerinde, “*sa-”

fiilinden türeyen diğer biçimler ile benzer ve farklı yönleri değerlendirilerek Batı Türkçesinde

“*sa-” fiili ve türemişlerinin kullanım özellikleri üzerinde durulmuştur. Bu sayede, varlığını

Türkiye Türkçesine dek sürdüren “say-” fiilinin etimolojik gelişimi için de yeniden gözden

geçirme imkânı doğmuş olacaktır.