TRİCHODERMA BREVİCOMPACTUM'DAKİ UÇUCU ORGANİK BİLEŞİKLERİN ANTİFUNGAL AKTİVİTESİ
4. ULUSLARARASI KORKUT ATA BİLİMSEL ARAŞTIRMALAR KONGRESİ, Osmaniye, Türkiye, 10 - 12 Aralık 2025, ss.361-362, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Basıldığı Şehir: Osmaniye
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.361-362
- İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Dünya nüfusundaki hızlı yükseliş, gıda üretiminin ve sürdürülebilir tarımın önemini her geçen gün daha da artırmaktadır. Ancak, abiyotik ve biyotik stres faktörleri, bitki büyümesini ve ürün verimliliğini ciddi şekilde sınırlamaktadır. Fitopatojenler, tarım ürünlerinin üretimini ve verimini etkileyerek büyük kayıplara yol açmaktadır. Özellikle toprak kaynaklı patojenler; kök çürümesi, solgunluk ve bitki ölümü gibi sorunlara neden olmaktadır. Patojenlerle mücadelede yaygın olarak kullanılan pestisitler; çevre kirliliği, toksisite ve patojenlerde direnç gelişimi gibi olumsuz etkiler oluşturmaktadır. Sürdürülebilir tarım için Trichoderma türleri etkili biyolojik kontrol ajanları arasında öne çıkmaktadır. Trichoderma türleri, mikoparazitizm, sekonder metabolit üretimi ve bitki savunma sistemlerini uyarma gibi mekanizmalarla bitki patojenlerini kontrol altına alırken aynı zamanda bitki gelişimini de destekler. Bu çalışmada, 4 Trichoderma türünün F. oxysporum f. sp. radicis-lycopersici (FORL)’ye karşı etkinlikleri in vitro testler ile araştırılmıştır. Agar kuyusu difüzyon testlerinde, en başarılı türün 61,33 mm2 inhibisyon alanıyla Trichoderma brevicompactum olduğu belirlenmiştir (p˂0.05). Daha sonra T. brevicompactum türünün etil asetat ekstraktları elde edilmiştir. Bu ekstraktların GC-MS analizlerinde; alkoller, asitler ve aromatik hidrokarbonlar dahil olmak üzere 14 adet uçucu organik bileşik tanımlanmıştır. Bu bileşenlerden; feniletil alkol, asetik asit, bütanoik asit etil esteri ve 3-metil-1 bütanolün antifungal özellik sergilediği literatürle karşılaştırma yapılarak belirlenmiştir. Çalışmamız sonucunda, T. brevicompactum’un salgıladığı antifungal uçucu organik bileşiklerin FORL’ün gelişimini baskıladığı görülmüştür. Trichoderma türleri tarafından üretilen uçucu organik bileşiklerin kök çürüklüğü hastalığının kontrolünde etkili olabileceği düşünülmektedir.
The rapid increase in the world population is increasing the importance of food production and sustainable agriculture day by day. However, abiotic and biotic stress factors severely limit plant growth and crop productivity. Phytopathogens cause significant losses by affecting the production and yield of agricultural products. In particular, soil-borne pathogens cause problems such as root rot, wilting and plant death. Pesticides widely used to combat pathogens cause adverse effects, including environmental pollution, toxicity and the development of resistance in pathogens. Trichoderma species stand out as effective biological control agents for sustainable agriculture. Trichoderma species suppres pathogens through mechanisms such as mycoparasitism, secondary metabolite production and induction of plant defense mechanisms, while also supporting plant growth. In this study, the efficacy of 4 Trichoderma species against Fusarium oxysporum f. sp. radicis-lycopersici (FORL) was investigated using in vitro assays. In agar well diffusion tests, the most successful species was determined to be Trichoderma brevicompactum with an inhibition area of 61.33 mm2 (p˂0.05). After, ethyl acetate extracts of T. brevicompactum species were obtained. A total of 14 volatile organic compounds, including alcohols, acids and aromatic hydrocarbons, were identified in GC-MS analyses of these extracts. Among these components, phenethyl alcohol, acetic acid, butanoic acid ethyl ester and 3-methyl-1-butanol have been determined to exhibit antifungal properties based on a comparison with the literature. As a result of our study, it was observed that the antifungal volatile organic compounds secreted by T. brevicompactum suppressed the development of FORL. It is thought that the volatile organic compounds produced by Trichoderma species may be effective in controlling root rot disease.