Tragedya ve Etik Yaşam: Hölderlin, Hegel, Heidegger’in Tragedya Düşünceleri Üzerine Bir İnceleme


Dr. Öğr. Üyesi EYLEM EJDER

Tez Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji, Türkiye

Tez Danışmanı: Prof. Dr. Zeynep Sayın Balıkçıoğlu

Tezin Onay Tarihi: 2015

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

Antik Yunan tragedyaları aradan geçen yirmi beş yüzyıllık bir zamana rağmen hala gizemini, cazibesini koruyan dramatik bir tür, teatral bir temsil biçimi olmanın ötesinde tarihin belli uğraklarında kaçınılmaz bir biçimde yüzümüzü döndüğümüz, içinde yaşadığımız zamanın siyasal, etik çalkantılarını onunla anlamlandırmaya çalıştığımız bir mecradır. Bugün pek çok düşünür ve farklı disiplinlerin çalışmaları sayesinde tragedyalar bir geçmiş zaman kipinde yaşamaktan azade olmuş, şimdide yeniden düşünülmeye başlanmıştır. Böylesi bir niyetle tragedyalara yaklaşımın Alman düşünürlerle birlikte başladığı söylenebilir. Bu tezde üç önemli düşünür; Hölderlin, Hegel ve Heidegger'in tragedya yorumları, üçünün de övgüyle söz ettiği Sofokles'in oyunları ile açıklanmaya çalışılmaktadır. Tezin iddiası üç düşünürün de tragedyaları insan ve doğa arasındaki çatışmalı bir ilişkiden doğru ele aldıklarıdır. Hölderlin'de insan ve doğa arasında aşılması imkansız bir sınır vardır. Bu nedenle tragedyaların anlamı paradoksaldır. Hegel konuya farklı açılardan yaklaşarak bu çatışmayı karşıtların birlikteliği ile düşünmüş ve çatışan taraflar arasında uzlaşmayı sağlayacak bir etik düzenden medet ummuştur. Heidegger ise Hölderlin etkisiyle sonlu, ölümlü bir varlık olan insanın bizatihi kendi doğasında bir çözümsüzlük yaşadığını göstererek insan varoluşunun trajik özüne dikkat çekmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde tragedya İ.Ö. beşinci yüzyıla dair bir tarihsel momentten doğru ele alınarak tartışılacak, ardından sırasıyla Hölderlin, Hegel ve Heidegger açısından tragedya ve Sofokles oyunlarının icra ettiği anlama odaklanılacaktır.