Lenke tip 3C,5C ve 6C eğrilikleri olan adelosan idiopatik skolyozun cerrahi tedavisinde distal füzyon seviyesini L4 yerine L3’xxte durma kriterleri


Doç. Dr. MEHMET NURİ ERDEM

Tez Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Bilim Üniversitesi, Türkiye

Tez Danışmanı: Ayhan Nedim Kara

Tezin Onay Tarihi: 2008

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

İdiopatik skolyoz tanısı konan bir hastada cerrahi tedavi kararı alındıktan sonra önemli olan nokta spinal füzyon yapılacak sahanın belirlenmesidir. İdeal olarak füzyonun distal ucu lomber hareketli segmentlerin korunması için mümkün olduğunca proksimalde ve gövde imbalansına yol açmayacak kadar distalde olmalıdır. Özellikle çift major veya major torakolomber/lomber (TL/L) eğriliklerde olduğu gibi enstrümentasyonun hem torasik hem lomber eğriliği içermesi gereken durumlarda füzyonun distalde genellikle L4 çok nadir olarak da L3 seviyesinde durması gereklidir. L3 ile L4 arasındaki seçim zorluk teşkil etmektedir. Spinal denge füzyon (enstrümentasyon) distalde stabil vertebrayı içerdiği zaman elde edilebilmektedir. Bu çalışmanın amacı Lenke 3C, 5C and 6C eğriliklerde L3 santral sakral vertikal çizgi (CSVL)'ye dokunmasa bile füzyonu L4 yerine L3'te sonlandırmakta kullanılacak preoperatif radyolojik kriterlerin belirlenmesidir.Bu çalışma 2002 ile 2007 yılları arasında tek bir merkezde adolesan idipatik skolyoz tanısı ile opere edilen 140 hastadan en az 2 yıllık takibi olan 118 hasta dahil edilerek yapıldı. Çalışmaya Lenke tip 3C, 5C and 6C eğriliği olan ve posterior spinal füzyon uygulanan adelosdan idiopatik skolyozlu hastalar alındı. 118 hastanın ortalama takip süresi 42 (24-60) ay, ortalama yaş 15.4 (13-18) yıl idi. Tüm hastalarda füzyon distalde L3 seviyesinde durduruldu.Bu çalışmada; hastaların üçte birinde CSVL L3'e temas etmemekte iken bending ve traksiyon grafileri ve özellikle genel anestezi altında çekilen traksiyon (GAAT) grafisinde L3'ün pelvise paralel hale geldiği görüldü. Bu hastalarda füzyonu distalde L3'te durdurmak mümkündür. Hastaların üçte ikisinde ise CSVL L3'e temas etmediği gibi bending grafilerde de L3'ün pelvise parallel olmadığı görüldü. Genel anestezi altında çekilen traksiyon grafileri özellikle bu hastalarda faydalı oldu çünkü L3'ün pelvise paralel hale geldiği, CSVL'nin L3'e temas ettiği veya kestiği ve L3'ün büyük oranda Harrington'un stabil zonu (HSZ) içinde kaldığı tespit edildi. Bu sebeple bu hastalarda distalde füzyon seviyesi bending grafilere bakarak L3 vertebrada sonlandırılamazken, GAAT grafisi ile somlandırılabileceği görülmüştür. Bu bulgular bizi bu hasta grubunda füzyonun L4 yerine L3'te durmaya teşvik etmiştir. Böylece vertebral kolonun dengesini bozmadan daha fazla hareketli segmenti korumak mümkün olabilmiştir.